• OKAN MÜDERRİSOĞLU son köşe yazısı

    Salgın... Mücadelede Türkiye farkı!

    Salgın... Mücadelede Türkiye farkı!

    Yeni tip koronavirüs salgınıyla mücadelenin toplum sağlığı ve ekonomik canlılık yönlerinin aynı anda ve eşdeğer hassasiyetle yönetimi ülkemiz için hayati önem taşıyor.
    Belirsizlikle tanımlanan bu dönemde, önceliklerin tayini ve açılan paketlerin niteliği, yarın karşılaşılabilecek farklı karakterdeki sorunların aşılması veya içinde bocalanması anlamına gelebiliyor. Reçetelerin kapsama alanı ile tercih edilen metotlar, ortauzun vadede fırsat veya tehdit yaratabiliyor. Türkiye bu yönüyle bakıldığında, IMF ağzı ile konuşan lobilere prim vermeden akıllıca bir yol izliyor.
    Öncelikle, bütçe imkanları kullanılarak istikrar kalkanı önlemleri uygulanıyor. Yani paniğe kapılmadan soğukkanlı hareket ediliyor. Böylece ekonomik faaliyetin asgariye inmesi nedeni ile şok dalgasından en fazla etkilenen üretim ve hizmet sektörleri ile en alt gelir grubundaki hanelerin soluklanması sağlanıyor. 2 milyon aileye 1000'er lira destek, emeklilerin bayram ikramiyelerinin öne çekilmesi gibi kararlar hem sabırlı bekleyişi teşvik ediyor hem de ailelerdeki kaygıyı azaltıyor.
    "Biz Bize Yeteriz Türkiyem" kampanyası ise bir yandan milli dayanışmayı motive ediyor, diğer yandan da günlük kazançla yaşamak zorunda olan kitleleri bir noktadan hayata bağlıyor.
    İşletmelere düşük faizli, uzun vadeli kredi açılması, geliri 5 bin lirayı aşmayan hane halklarının hibe seviyesindeki faizli kredilerle mali yönden takviyesi, esnafa vergi, sigorta primi, banka ödemelerinde 3 ay ve daha uzun süreli kolaylık sağlanması bir tür dalgakıran vazifesi görüyor.
    İnsanların evde kalmasının zorunlu olduğu bugünlerde, halkın temel ihtiyaçlarının giderilmesi, firmaların ve esnafın yükümlülüklerinin ertelenmesi, cansuyu mahiyetinde sübvansiyonlu kaynak aktarılması gerekli ve doğru.
    Birilerinin iddia ettiği gibi hemen para basılması ve dağıtılması ise yaşadığımız problemin üstesinden gelmek için bu anın formülü değil.Tüketimin durduğu ve ertelendiği, sadece mutfak ve temizlik harcamasının yapıldığı ortamda, karşılıksız parasal genişleme fayda sağlayamaz. Asıl mühim olan, salgının kontrolü sağlandıktan sonra, insanlar hayatın içine yeniden katıldığında tüketimin başlaması, üretimin canlanmasıdır. İşte o günler geldiğinde, nakit bazlı yenilikçi formüller de düşünülebilir.