• ENGİN ARDIÇ son köşe yazısı

    Kürtçü Türkler

    Kürtçü Türkler

    Kılıçdaroğlu onları yemeğe çağırdı, çok sevindiler.
    Yemeğe mi çaya mı, her neyeyse işte.
    "Adam yerine konulduk" diyebiliyorlar artık.
    Çünkü davul gibi şişik egolarıyla en çok bunun sıkıntısını çekiyorlardı...
    Akıl vermeye kalktıklarında Tayyip Erdoğan bunları "beni iktidara getiren sizler değilsiniz" diye terslemişti.
    Oysa onlar kendilerine danışılmasını istiyorlardı, hatta ülke yönetiminin onlara bırakılmasını...
    İçlerinde üniversite hocası da vardı gazeteci de. Hemen hepsi eski solcuydu. Fakat artık hemen hepsi sermayeye yazılmış, zengin teknelerinde avantadan yer içer ve denize girer olmuşlardı. İstanbul sermayesini yalıyorlardı.
    On yıl önce "Allah bunu başımızdan eksik etmesin" diyen herif bir numaralı "Tayyip düşmanı" kesiliverdi.
    Ne zaman? FETÖ örgütü, polis istihbarattan sonra MİT'i de ele geçirmek isteyip yüz bulamadığı zaman...
    Ne zaman? PKK örgütü barış görüşmelerinde masaya tekme attığı zaman...
    Dönmelerinin bahanesi ve kılıfı da Taksim Meydanı'nda kesilecek üç beş ağaç oldu.
    Bir yerlerden bir işaret fişeği mi atılmıştı?
    Şimdi son umutları muhalefet ittifakı.
    Bir yandan Kılıçdaroğlu'na yaltaklanıyorlar, diğer yandan Davutoğlu ve Babacan'a bağladıkları boş umudu bile taze tutmaya çalışıyorlar.
    Kimisi Amerika'dan yemleniyor, kimisi Almanya'dan, kimisi Ermeni "diyasporasından"...

    ***

    Ortak hedefleri, bir Kürt devletinin kurulmasıdır.
    Öncelikle de hapisteki arkadaşlarını kurtarmak tabii.
    Ama bu heriflerin hiçbiri Kürt değil ki!
    Öyleyse dertleri nedir?
    Bundan otuz yıl kadar önce Avrupa Birliği'nin bize şakayla karışık önermiş olduğu "geri kalmış doğu bölgenizden kurtulun, gelişmiş batı bölgenizi alalım" kandırmacası...
    Bir Kürt devleti kurulur da Türkiye küçülürse, AB'ye o küçük ve "derli toplu" Türkiye'nin daha kolay girebileceğini sanıyorlar.
    AB'ye hiçbir şekilde giremeyeceğimizi görmüyorlar.
    Henüz "Kıbrıs'tan da çekilelim" falan diyemiyorlar tabii, o kadar da ileri gidemiyorlar.
    Bu ihanet, CHP'nin "Amerika'ya yüzde yüz boyun eğelim" şeklinde özetlenen dış politikasıyla da örtüştü.
    Onun için bunların nezdinde Kılıçdaroğlu birdenbire kahraman oldu.
    İliklerine kadar işlemiş nefret ve hınçla, birtakım faşist ve şeriatçı kalıntılarıyla işbirliği yapmaktan da utanmıyorlar, eski solcu, sonradan görme liberaller.

    ***

    Bunların içinden "gerekirse demokrasi dışı yollardan da olsa Erdoğan devrilmelidir" yazan da çıkmıştı.
    Neden? Çünkü Erdoğan, bir Kürt devletinin kurulmasının önündeki en büyük engeldir.
    Kılıçdaroğlu ve ortakları "gelirse" o yol açılacaktır.
    İmamoğlu'nu babalarının hayrına mı desteklediler sanıyorsunuz?