• ŞEREF OĞUZ son köşe yazısı

    Trump’ın tehdidi nasıl okunmalı?

    Trump’ın tehdidi nasıl okunmalı?

    Hazır ol cenge eğer ister isen sulhü salâh… Şair ve hekim Abdülhak Molla'nın bundan 150 yıl öncesinden adeta bugüne seslenen mısraı… Şayet barış ve kurtuluş istiyorsan savaşa hazır ol.
    ABD Başkanı Donald Trump, terör örgütüne yönelik operasyon halinde Türkiye'yi ekonomik baskı ile tehdit etmesi sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmüş ve çark etmişti.
    Denilebilir ki Trump bu "tehdidi" kendi iç siyasetine yönelik yaptı ve sonra "hatasını" gördü, vazgeçti.
    Hatta tehdit duygusu yerini, "daha fazla iletişim" talebi ve Türkiye ile ABD arasında "daha fazla ekonomik gelişme" ifadelerine bıraktı.
    Kadim bilgeler der ki; 3 şey geri alınmaz.
    1-yaydan çıkan ok, 2-giden gençlik ve 3-ağızdan çıkan söz. Doğrudur. Kaldı ki bu üçlemeye şunu da ekleyeyim; "sarhoşken söylediğin, ayıkken düşündüğündür" genelde… Kürt kimliğimizi PKK kanıyla lekeleme aymazlığından neşet etmiş bu tehdidi nasıl okumalıyız? Bana göre, hadsizlik, küstahlık veya blöf dahi olsa ciddiye alıp, gereğini yapma yönünde okumalıyız.
    Trump'ın zihin okumasından ötesini kast ediyorum. Şurası kesin, 2019, daha gergin bir dünyaya giriş kapısı olacak. ABDÇİN arasındaki ticaret savaşının yer yer sıcak çatışmalara dahi varacağı bu yılda, tek taraflı korumacılık rüzgarları dâhil, küresel risklerden bizler de nasibimizi alacağız.
    Ağustostaki döviz saldırısını savuşturarak o alanı tahkim ettik. Enflasyonla topyekûn mücadelede elle tutulur sonuçlara vardık.
    Bakan Albayrak'ın mali disiplin ve bütçe hedeflerine dair paylaştığı neticeler ortada… Ancak daha fazla üretim, daha güçlü ekonomi ve daha yetkin savunma sanayii ihtiyacımız azalmıyor, aksine artıyor. Trump'ın tehdidinden sanayiden iş dünyasına kadar "cenge hazır ol" tedbiri alalım diyorum şayet "sulh-ü salâh" istiyorsak…