FactSet’in Bilanço Analisti John Butters’ın analizine göre, rekor seviyelerdeki bilanço açıklamaları, S&P 500’de büyük bir değişime neden olmadı.

Mart ayında sona eren birinci çeyrek için yapılan rekor seviyelerdeki bilanço açıklamaları hisseleri yükseltmedi. FactSet’in Bilanço Analisti John Butters’ın yaptığı analize göre birinci çeyrek bilançoları ve tahminlerine rağmen S&P 500’de %0,5’ten daha az yükseliş görülürken, Nasdaq endeksi %2,2 düşüş gösterdi.

Nisan ayı ortasında bilanço açıklamalarının başladığı dönemi analizine konu eden Butters, “sıra dışı bir şekilde yüksek gerçekleşen büyüme oranının nedeni 2021’in birinci çeyreğinde yükselen bilançolar ve bunların bir önceki yıl korona virüsün olumsuz etkileriyle düşen bilançolara kıyasla oldukça yüksek olması oldu” dedi.

Güçlü bilançolara rağmen hisse performansı düşük kaldı

Birçok şirketin bilanço açıklamalarına başladığı 16 Nisan tarihinden, 7 Mayıs tarihine S&P 500 4,233 puanla rekor bir kapanış gerçekleştirmiş olsa da endeks yalnızca %0,4 yükseliş gösterdi. Nasdaq ise S&P 500 karşısında daha zayıf bir performansla 16 Nisan’daki kapanışının ardından %2,2 düştü ve 26 Nisan tarihinde ulaştığı rekor 14,139 seviyesinden %2,8 düşüş gösterdi.

Birçok açıdan endeksin birinci çeyrekte açıklanan güçlü bilançolara rağmen duraklama dönemine girmesi şaşırtıcı değil. Hisseler 2020’nin mart ayında korona virüs endişeleri borsaları vurduğunda yaşanan düşüşün ardından önemli ölçüde yükselişler kaydetti ve şimdi oldukça yüksek değerlemelerle işlem görüyorlar.

Forbes'un haberine göre, hisselerin ise mevcut fiyatlarıyla paralellik taşıyan bilançolara ulaşması ve değerleme seviyelerinin bir miktar düşmesi için birkaç çeyrek daha geçmesi gerekebilir.

Bilançolar ortalama üzeri

21 Mayıs tarihinde sona eren haftada, S%P 500’de yer alan şirketlerin %95’i ilk çeyrek bilanço açıklamalarını gerçekleştirdi. Bu açıklamalarda gelir büyümesi bir önceki yıla kıyasla ortalama %51,9 yükseldi. Mart ayı sonunda bu rakama yönelik beklentiler ise %23,7 seviyesindeydi.

Bu rakamın 5 yıllık ortalaması ise %4,1 ve 2021’in ilk çeyreğinde gelir büyümesi 2010 yılındaki %55,4’lük oranın kaydedilmesinden bu yana en yüksek rakam oldu.

Hisse başı gelirler ise FactSet’in 2008 yılında bu ölçütü takip etmeye başlamasından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Şirketlerin %86’sı hisse başı gelirlerde artış bildirdi. Bu alanda önceki rekorlar 2020’nin ikinci ve üçüncü çeyreklerinde %84 seviyesiyle kaydedilmişti. Ancak bu dönemde analistlerin büyük çoğunluğu korona virüs nedeniyle kapanan ekonominin yaratacağı belirsizliğin etkisiyle tahminlerini düşük tutmuştu.

Fiyat getiri oranı büyümesi duvara çarptı

S&P 500’ün fiyat getiri ortalaması geçtiğimiz yıl haziran ayında, borsaların korona virüs nedeniyle yaşadığı düşüşün büyük bir kısmını atlatmasıyla birlikte patlama yaşadı. Aynı zamanda ekonomik kapanmaların yaz aylarında hafiflemesi ve hükümetlerin ekonomiye para sağlaması da etkili oldu.

Endeks hızlı bir şekilde bir önceki son 10 yılın getiri beklentilerinin üzerine çıkarak 21 kat getiri beklentisine ulaştı. Ancak neredeyse bir yıldır fiyat getiri oranı 21 ila 23 arasında seyrediyor. S&P 500’de fiyat getiri oranı beklentileri 21,2 kat oldu ve bu oran 5 yıllık ortalama olan 18’in üzerinde gerçekleşti.

Anlık