Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "İki ülke liderinin verdiği talimat Türkiye tarafından kayıtsız şartsız bir anda yerine getirilirken, dostumuz Rusya'nın ayak sürüdüğünü görmek de bizi üzüyor" dedi.

Rusya Federasyonu'na bağlı Tataristan'ın Cumhurbaşkanı Rustam Minnihanov ile Ekonomi Bakanı Zeybekci'nin heyetler arası görüşmesinin ardından Türkiye-Tataristan İş Forumu gerçekleştirildi. Zeybekci, açılış konuşmasında, Tataristan'da kendisini evinde hissettiğini belirterek, "Bilimsel yönlerde ispat edildiği için biraz Tatar yanımız da var, o coğrafya bizi çekiyor oraya doğru. Toprak çekiyor herhalde" ifadelerini kullandı.

Başbakan Binali Yıldırım ile gerçekleştirdikleri son ziyarete ilişkin, "Rusya ziyaretinde başımıza iş açıyordum az kalsın." diyen Zeybekci, "Başbakanımızın 'Ekonomi Bakanımızı burada bırakalım, Tataristan Ekonomi Bakanı olsun' esprisi söz konusu olmuştu" diye konuştu.

Türkiye-Rusya ilişkilerinde Tataristan'ın çok olumlu rol üstlendiğine ve çaba gösterdiğine işaret eden Zeybekci, bunu geçen yıl yaşanan uçak kazasının ardından gördüklerini anlattı. Benzer şekilde 15 Temmuz darbe girişimi sırasında da Tataristan'ın cesur bir duruş sergilediğini dile getiren Zeybekci, Cumhurbaşkanı Minnihanov'un olumlu tavrı sayesinde Tataristan'daki en büyük yabancı yatırımların Türkiye'ye ait olduğunu vurguladı.

Rusya ile ilişkilerde Türkiye'nin iyi niyetinin bir yere kadar olduğunu vurgulayan Zeybekci, iki ülkenin çizdiği 100 milyar dolara ulaşılmasının ancak bir an önce Kasım 2015'ten önceki ekonomik seviyeye dönülmesiyle mümkün olabileceğini, daha sonraki süreçte bu rakamın artırılması için önemli bir yol bulunduğunu söyledi. Zeybekci, şöyle devam etti:

"Ama maalesef iki ülke liderinin bir an önce bütün alanlarda Kasım 2015 öncesine dönülmesine ilişkin verdiği talimat, Türkiye tarafından kayıtsız şartsız bir anda yerine getirilirken, dostumuz Rusya'nın ayak sürüdüğünü görmek de bizi üzüyor. Kasım 2015'ten önce Türk iş dünyasına, Türk iş adamlarına tüm alanlarda vize yoktu. Biz hala Rusya'ya tüm alanlarda vize uygulamıyoruz. Ama geçtiğimiz hafta Başbakanımızın heyetiyle gittiğimizde, tabii ki Başbakanımızın heyetine değil ama bizden önce oraya giden iş dünyası temsilcilerimizin havaalanında 3 saat bekletilmiş olması bizleri son derece üzmüştür."

'BARİYER KOYUCU UYGULAMALARDA KAZANAN YOKTUR, HER İKİ TARAF DA KAYBEDER'

Zeybekci, Rusya'daki Türk yatırımcılarının ihtiyaçları olan çalışanları Türkiye'den götüremediklerini de belirterek, şunları kaydetti:

"Sayın Rusya Federasyonu Devlet Başkanının yaş sebze meyve ithalatı konusunda Türkiye'nin önünün açılmasıyla ilgili vermiş olduğu talimat da maalesef yeterli değil. Biz Rusya ve Türkiye'nin iki ülke için inanılmaz bir fırsat olduğuna inanıyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde birbirini bu kadar tamamlayıcı iki ülke yoktur. Birbirini tamamlayıcı özelliği en yüksek iki ülkedir. Onun için bu fırsatı kaçırmamak lazım, bu fırsatı daha fazla ertelememek, ötelememek lazım. Bunu değerlendirmek lazım. Böyle uygulamalarda, bariyer koyucu uygulamalarda kazanan yoktur, her iki taraf da kaybeder. Ama kazanma denildiğinde uçsuz bucaksız bir kazanma vardır, her iki taraf için de. Önümüzdeki süreçte kaybedenlerin oluşturduğu bölgede, Rusya ve Türkiye'nin olmaması gerektiğine inanıyorum. Türkiye olarak biz bu olumlu tavrımızı, olumlu yaklaşımımızı, yasaklayıcı olmayan yaklaşımımızı sürdürmek istiyoruz ama bir noktadan sonra adımların karşılıklı ve kazan kazan seviyesinde olması lazım. Bunu da inşallah en kısa sürede aşacağımıza inanıyoruz."

Kazan'a Türk yatırımcıların gitmesini öneren Zeybekci, Türkiye'de Tataristan açısından da önemli fırsatlar bulunduğunu kaydetti. Zeybekci, "Tataristan'ın petrokimya sanayi ve endüstrisinde en son ürüne kadar fırsatları değerlendireceklerine inanıyorum. Türkiye olarak petrokimya alanındaki cari açığımız yaklaşık 20 milyar dolar civarında. Bu açığın Türkiye'de yatırımlarla kapatılması, bu fırsatın değerlendirilmesi, böyle bir alanın değerlendirilmesi için Türkiye olarak Başbakanımızın ve Cumhurbaşkanımızın desteklediği proje bazlı teşvik sisteminin bütün imkanlarını, Tataristan şirketlerinin emrine vereceğimizi bilmelerini istiyorum." şeklinde konuştu.

Türkiye için bütün yatırımcıların eşit olduğunu dile getiren Zeybekci, George Orwell'in Hayvan Çiftliği eserinde "Tüm hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir." söylemini anımsatarak, "Bütün yatırımcılar eşittir ama bizim gönlümüzün de ısındığı, sevdiği Tataristan başka bir güzelliğe sahiptir. Bunu da inşallah önümüzdeki süreçte beraber değerlendireceğiz." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin, Rusya'da üretimi yapılan ürünlerle ilgili hiçbir alanda Rus şirketlerine rakip olma niyeti taşımadığını vurgulayan Zeybekci, şöyle konuştu:
"Rusya'da her ne üretiliyorsa zarar verici şekilde mal satmanın peşinde değiliz. Nasıl ki kendi ülkemizdeki üretim alanlarıyla ilgili hassasiyetlerimiz varsa Rusya'nın da bu yöndeki hassasiyetlerine saygı gösteriyoruz. Biz Rusya'ya 'illaki domates, yaş sebze meyve satalım' peşinde değiliz.

Gerekiyorsa Rusya'da, yatırım anlamında en cesur olan Tataristan'da yaş sebze ve meyve üretilmesiyle ilgili Türk yatırımcıların da oraya giderek üretimi için her türlü desteği vermesi de dahil her türlü desteği vermeye hazırız. Sayın Cumhurbaşkanının şu anda domates, sebze, meyve üretimiyle ilgili özel gayretleri var. Desteklediğimizi bilmelerini isterim, Türkiye şu anda seracılıkta çok önemli tecrübelere sahip."

Ekonomi Bakanı Zeybekci, birçok alanda önemli fırsatlar bulunduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye ile Rusya arasında milli paralarımızı kullanmayı her alanda yapabiliriz. Neden Rusya'daki ihaleler rubleden yapılmasın? Neden oradaki Türk şirketleri bu ihalelere girip ruble ile ihale alarak, bunun ruble olarak tahsilatlarının arkasında Eximbank ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) olarak durmayalım? Biz Rusya'ya enerji ve diğer ithalat ödemelerimizi ruble yapmayalım? Neden önümüzdeki dönemde daha çok artmasını istediğimiz Rus turistler Türkiye'ye geldiğinde niye ruble ile, Türk lirası ile ödeme yapmasın? Tüm bunları ortak alanlarda geliştirmemiz gerektiğine inanıyorum."