Dünya Trump'ı bekliyor. Önceleri piyasa tarafından ‘Siyah Kuğu’ olarak görülen Donald Trump, bugün ABD’nin 45 Başkanı olarak görevi teslim alacak. Trump, başlarda küresel risk iştahında azalmaya neden olacak bir faktör olarak görülse de; sonrasında bakış açısı neredeyse tamamen değişti.

Trump’a yönelik algıların değişmesinde şu beklenti yatıyor; Trump hükümetinin alt yapı çalışmaları ve yatırım hamleleriyle birlikte iç talebi dolayısıyla büyümeyi destekleyeceği beklentisi. Bunun yanında Trump’ın seçim sürecinde sert söylemlerine maruz kalan FED Başkanı Yellen’ın, Trump’ın seçilmesi durumunda istifa edebileceği beklentisinin asılsız çıkması da piyasalardaki kötümserliği dağıtan bir başka unsur oldu. Tüm bunlar göz önünde bulundurulunca, FED’in kademeli faiz arttırmı için alanı genişlemiş görünüyor. Ancak Trump’ın geçtiğimiz haftaki konuşmasında, ekonomi projeksiyonların netlik getirmemiş olması piyasaların beklemede kalmasına neden oluyor.

Ancak Trump, seçim öncesi bazı tutumlarını koruyor. Bundan nasibi alan ülkeler, Meksika ve Çin. Meksika’ya dair kullandığı ‘’duvar öreceğim’’ tabiri somut olarak gülünç bulunsa da; uygulamak istediği yaptırımların soyut bir duvardan farkı yok. Trump, Meksika’ya ağır gümrük vergileri uygulamayı planlıyor. ABD şirketlerin üretim ayaklarının bulunduğu Meksika ve Çin’e uygulamayı planladığı yaptırımlar, şirketlerin bu ülkelerde üretim yapmasını  caydırıcı nitelikte. Çin’le yaşanacak olası sorunlar, Çin ekonomisinin büyümesine köstek olabilir. Yavaş büyüyen bir Çin, ilerleyen günlerde global ekonominin seyri ile ilgili endişelerin tırmanmasına neden olabilir.