Yurt içi piyasalarda merakla beklenen MERKEZ'in kararını uzmanlar yorumladı. Sırada Merkez Bankası'nın bir sonraki kararı ne olacak? Gidişat ne yönde olur? gibi soruların cevabı var. İşte Uzman değerlendirdirmeleri..

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), yılın ilk toplantısında faiz koridorunun üst bandını 75 baz puan yükselterek %8.5'ten %9.25'e çıkardı. Geç likidite borç verme faizini %10'dan %11'e yükselten Merkez Bankası, politika faizine dokunmayarak %8'de tutarken faiz oranı da % 7,25 düzeyinde sabit tutuldu.

Açıklama öncesi 3.74 seviyesinde işlem gören dolar/TL, kritik karar sonrası yükselişe geçerek 3.83 sınırına dayandı.

Sonrasında gerileyen dolar/TL şu dakikalarda 3.76 seviyesinden işlem görüyor.

Peki Merkez Bankası'nın bir sonraki kararı ne olacak? Gidişat ne yönde? Uzmanlar UZMANPARA'ya değerlendirdi...

KapitalFX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, konuya dair şunları söyledi:

Merkez Bankası kalıcı olarak faizleri artırmak yerine geçici sıkılaşma yoluna gidiyor...

"Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 haftalık repo faizini ve gecelik borçlanma faizini sabit bırakırken, faiz koridoru üst bandı olan gecelik borç verme faizini 75 baz puan artırarak %9,25 seviyesine getirdi. Geç likidite penceresinde de, piyasa medyanına paralel olarak 100 baz puanlık bir artırım söz konusu, böylece geç likidite penceresi %11 seviyesine getirildi.

Genel hatlarıyla değerlendirdiğimizde, piyasa beklentisinin ötesine geçen bir faiz artırımı görmemekteyiz. Bunun haricinde, beklentilerin dışında repo faizinde herhangi bir değişiklik olmadı; ki 100 baz puana kadar artırım beklentileri söz konusuydu. Merkez Bankası’nın kalıcı sıkılaşma yerine, geçici bir sıkı duruşa geçtiğini anlayabiliriz. Günlük likidite yönetimi, swap ihaleleri yöntemiyle devam edecek görünüyor. Geç likidite penceresinin yukarı doğru çekilmiş olması da, günlük piyasa fonlaması oranının daha yukarılara gideceğinin işaretidir.

Böylece efektif fonlama maliyetinde %11’e kadar bir hareket alanı olduğu söylenebilir. Merkez Bankası, geç likidite penceresini referans alıyor; son yapmış olduğu piyasa hamleleri çerçevesinde. Bu kapsamda; son dönemdeki sağlıksız fiyat oluşumları eğilimi sürdüğü sürece ilave parasal sıkılaştırma çerçevesinde FX swap ihaleleri faizleri yükseltilebilir. Ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti de %9’daki üst bant ile %11 arasındaki geç likidite penceresi arasında oluşacaktır. Merkez Bankası, aslında üst bandı %9’a çekerek resmi durumu fiili duruma yaklaştırmış oldu.

Kısa dönemli faizlerin, uzun dönemli faizlerle hemen hemen paralel bir hale gelmekte olduğu görülmektedir. Bu da getiri eğrisi görünümünü bozmaktadır, bu durum ilerleyen dönemde sağlıksız fiyat hareketleri görülmesine neden olabilir. Kurun faiz hamlesine verdiği ilk tepki, oldukça sert oldu ve hareket yukarıya doğru oldu. Bu kararın etkisinin negatif olmasında repo faizine dokunulmamasının etkili olduğunu söyleyebiliriz. Merkez Bankası, bir yandan kur geçişkenliğinin enflasyona etkisini gözlemliyor, ancak iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın da bu etkiyi biraz kıracağını öngörüyor. Bu yüzden kalıcı bir faiz artırımı yapmaktan kaçınıyor. Ancak şu anda kur oynaklığının devam ediyor olması itibariyle, reel sektöre etkisinin daraltıcı olacağını söyleyebiliriz. Çünkü üst bandın yükseltilmesi kredi faizlerini de yukarıya doğru çekecektir.

Bence Merkez Bankası’na ilişkin politika belirsizliğinin mevcut durumda arttığını söyleyebiliriz. Merkez Bankası’nın bir sonraki hamlesinin ne olacağına dair flu bir görüntü var, bundan sonra da sıradışı volatilite durumunda ek politika aksiyonları, likidite düzenlemesi dışında, alabileceği konusunda çok emin değiliz. Açıkçası Merkez Bankası politika belirsizliğinin de ilerleyen dönemde Türk finansal varlıkları açısından çok pozitif bir trend ortaya çıkarmayacağı aşikar."

Alan Yatırım Kıdemli Analisti Eda Önder Öztürk, kritik karar sonrası şunları söyledi:

"TCMB, 2017 yılının ilk toplantısında 1 haftalık repo faiz oranını beklentilerin aksine %8,00 olarak sabit bıraktı. Bununla birlikte marjinal fonlama oranını %9,25 oranına yükselten Merkez, şu sıralara dilimizde yer edinen geç likidite penceresi borç verme faiz oranını 11,00'e yükseltti. Politika faiz oranında beklenilen 50 baz puanlık artışın görülmemesi ilk etapta Türk Lirası cinsinden varlıklar üzerinde satış baskısına neden olurken, aşırı olduğunu düşündüğümüz tepkinini günün ilerleyen saatlerinde daha da yatışabileceği kanaatindeyiz.

Şok fiyatlamalar geride bırakılırken, politika faizinde beklenilen artış gelmese de uzunca bir süredir etkin kullanılmayan politika faizi için beklenti karşılanmadı algısı biraz abartı olsa da, faiz koridorunun üst bandında ve geç likidite penceresinde görülmek istenen artışın gerçekleşmiş olması işlevsel olarak Merkez’in örtülü sıkılaşma politikasını sürdüreceğine işaret etmekte.

Söz konusu kararlar ile birlikte 1 haftalık repo faiz oranında herhangi bir değişikliğe gidilmemesinden yola çıkarak Merkez’in bir süre daha repo ihalesi açmayacağı izlenimi oluşurken, karar metninde yer alan Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir ifadesi paralelinde 2017 yılında Merkez’in toplantı sayıları azalsa da mesaisinin artış göstereceği görüşündeyiz."

IşıkFX Araştırma Uzmanı Selim Önay, konuya ilişkin şunları söyledi:

"Son dönemlerin belki de en kritik PPK toplantısını geride bıraktık. Geçtiğimiz haftalarda TL’nin likiditesini daraltma adına bir takım önlemler alan TCMB, bu toplantıdaki kararı ile piyasa beklentilerini karşılamaktan uzak kaldı. 12 Ocak’tan bu yana haftalık repo ihalesi açmama kararı alan TCMB, bu faiz oranında yani politika faizinde değişime gitmeyerek yüzde 8.00’de sabit tuttu. TCMB faiz koridorunun üst bandı olan gecelik borçlanma faizini 8.50’den 9.25’e çıkarırken, son dönemlerde bankaların fonlama ihtiyacını karşılamak durumunda kaldığı geç likidite penceresi faiz oranını ise yüzde 10.00’dan yüzde 11.00’e çıkardı. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, TCMB’nin repo ihalesi açmama kararında devam edip etmeyeceği.

Hali hazırda ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti gecelik borçlanma ve geç likidite penceresi kullanımı ile yüzde 9.30’a yaklaşmıştı. Eğer TCMB repo ihalelerini tekrar düzenlemeye başlarsa yüzde 8.00 ve yüzde 9.25’lik fonlama oranları ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinde yüzde 9’a doğru bir yakınsama görebiliriz. Ama eğer repo ihaleleri açılmamaya devam edilirse yüzde 9.25 ve yüzde 11’lik faiz oranları ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti şu an bulunduğu seviyenin üzerine çıkabilir. Para politikası araçlarındaki mevcut durum devam ederse, TCMB’nin örtülü faiz artışına devam edeceğini düşünebiliriz.

Merkez Bankası’nın geçtiğimiz dönemlerde TL likiditesini daraltıcı bir takım önlemler aldığını biliyoruz. Bu önlemler kısa vadede TL oynaklığını azaltıp liradaki kan kaybını durdurmuştu. Bugün açıklanan kararlar ise piyasaları tatmin etmedi. Fakat merkezin ağırlıklı ortalama fonlama maliyetlerini yükseltici hamlelerine devam etmesi kurdaki yükseliş hareketinin sınırlı kalmasına neden olabilir. Yani piyasaların gözü önümüzdeki günlerde repo ihalelerinin açılıp açılmadığında olacak.

Yapılan açıklamalarda ise döviz kurlarındaki hareketliliğin enflasyondaki yükselişi desteklediği fakat enflasyon beklentilerini dizginleyebilmek adına ilave sıkılaştırmaya gidilebileceğine ayrıca değinen TCMB önümüzdeki dönemde farklı para politikası araçlarını kullanabileceğinin sinyallerini verdi.

Son gelişmeler ise kurda sert bir yükselişi beraberinde getirdi. Haftaya geri çekilme ile başlangıç yapan hareketlilik kararın ardından 3.80 seviyelerine taşındı.Merkez Bankası’nın müdahelelerinin piyasayı memnun etmediği son derece açık. Önümüzdeki günlerde de fiyatlamanın 3.80 üzerinde kalması yükseliş ivmesinin korunmasını sağlayabilir. 3.8600 seviyesi ise takibimizde olacak önemli bir direnç olarak karşımızda. Geri çekilmelerde ise 3.7500 ve 3.7200 seviyeleri kuvvetli bir destek görünümünü koruyor."